
Evet yaz bitti derken, bir miktarı kapımı çalmışta haberim yok. Asma yaprakların dökülüşüne üzülürken, güneşin hala yanımda tenimde olması beni mutlu etti bu sabah.
Evin damına çıktım, asma yaprakları baygın baygın baktı bana,
terliklerimi çıkartıp ayak yalın unuttuğum zeminin tadına çıkarmak istedim, oturdum. Yüzümü güneşe döndüm bir ayçiçeği gibi. Uzun, uzun nefes aldım.”yaşıyorum be işte” dedim. Kulaklarımın yanışına güldüm. Kim demişti ki kış geldi diye? Gizlice cebime doldurduğum cevizlerin yemenin keyfi ayrı bir güzel oldu. Son zamanlarda herşeyden şikayet etmek sinirimi bozuyor. Kendi kendime ceza veriyorum ”şikayet yok!!” diye. Dinleyecek mi bilmiyorum ama zorunda.

İşsizim, ay doldu hala yataklarda köstebek gibi.
Sürekli birileri ile görüşüp onların ardından -bööö yapmak, sonrada buna kis kis gülmek, ben ne zaman büyüyeceğim diye sorular sorduruyor kendime.
Sonra içimde çocuğun biri ”-büyümeyecem işte” diye tutup annemin gözü gibi koruduğu yatakta zıplıyor, annemde onu kovalıyor.
Yeni tınılar, yeni tıngır mıngırlar. Komşu torununa ördek almış sabahları ”vak vak” sesi ile uyanıyorum. Bende istiyorum diye aynalara notlar yazıyorum.
Herkes bir telaş, bir hırs içinde. Elimin tersi ile ittim herşeyi, gökyüzüne bile para için bakan insanlardan olmaktansa, ben böyle mutluyum.
Bazen bilmek istemiyorum hiç birşeyi, kitaplarla kovalamaç oynuyorum,
İstemediğim bir bölümde okumanın cezasını tekrar tekrar yaşamak, kimsenin umrunda olmadı. Ama artık benim umrumda!! Bu kadar dedim ve soyundum istemediklerimden.









Ekim 9th, 2008 at 09:58
Bu da geçer yahu…