You are here: Home > Birde Kendime > Kıl Dedim Birde Ver

Susmak, Susmak Yine Susmak

Kendimi aslı değiştirilmiş domates gibi hissediyorum. Orda öylece gereksizce duruyor gibiyim.

Kaktüsler gözüme güzel görünüyor, ne kadar az bilgimiz var onlar hakkında. Nazlı bir Hindistan gelini gibi duruyor, asi güzel.

 

Ben arada çıldırtan bir sessizlikte olmak istiyorum. Çıldırayım, sonra da düştüğüm karanlıktan kurtulayım istiyorum. Bu aralar pek bir uslu izleyiciyim, susmak, susmak yine susmak istiyorum.

 

Şimdi ben gitmek istiyorum desem, mümkün değil.

 

***

Adresini kaybetmiş, bir zarf gibiyim. Gereğimi kaybetmişim. Yani atsam kendimi kaldırımlara bir susam kadar değerli olmam güvercinler tarafından.

Beynimde koca bir bilgi işlem masası var. 7/24 aktif. Resmi tatil, bayram tatili yok! Biri gidiyor biri geliyor. Sanki yapmaları üzerine farz olan şeylerin eğitimini almış gibiler.

 

—Geçenlerde Balmumcu/Beşiktaş civarlarında kayboldum. Yağmurda yağıyordu. Küfürde ediyordum. Kendime de güveniyordum. Bu güveni hangi akıldan aldıysam! İstanbul’da kaybolmak da güzeldi. En azından bir sandviç ekmeğin ve bir bardak çayda kaybolmaktan iyidir.

 

Galiba ben o gün Beşiktaş da kaybettim bir şeyleri. Kim bilir şimdi kimde? Kim aldı?-

 

Yasemin yaşamayı seviyor, girdiği ortamlara önce rengini salıyor. Herkes onu görünce gülüyor ‘aa gülen güzel insan’ diyor. Bense köşede renksiz bir tablo, kesilişi bile yamuk bir kâğıt parçası. Hiç olmasa önemli bir kâğıt parçası olsaydım!

 

***



Bir balıkçı teknesinde lamba olmak istiyorum.

*

Ah ben şimdi bir gemi olsaydım, minicik ufacık. Tuzumu rüzgârda savuraydım da köpükte deli olaydım.

*

Bir mısır olaydım da asılsaydım evlerin girişlerine de gelip geçeni izlese idim.

*

Şimdi de bir duman olmak istiyorum sabahı karşılayan.

*

 

Yasemin diyor ki ‘sonlandırmamışsın bu yazıyı’

‘evet’ dedim. Sonra dedim ki ‘fark ettin mi son cümleler hep suskunlukla ilgili.’ Onay verdi.

‘sen bir şeyleri sonlandırmamışsın ki, yazıyı sonlandır’ dedi. Haklıydı sevdim bu cümleyi.

 

 

 

 

 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

3 Responses to “Susmak, Susmak Yine Susmak”

  1. mormenekse Says:

    arada bi yutkunmak lazim ki,bogaza dizilen suskunluklar gitsin. arada bir bagirmak lazim bi de,ses telleri bayram etsin.

    nedense kesilisi yamuk kagit parcalarini daha cok seviyorum cünkü anlamsiz bir sekilde anlamli oluyorlar,ve tek rengi olsa bile gölgelerine varana kadar görme cabalarim beni heycanlandiriyor. hayati her rengiyle yasayan kisilere bi de siyaha büründükleri zaman bi göz gezdir ama adam akilli,sanirim o zaman daha iyi anlayacaksin,istersen..

  2. Onur Says:

    beşiktaşta kaybolunca direk beni arasaydın , ben bu şehrin bi kaldırım taşıyım unuttun mu ?

    inan bana adresini kaybetmiş zarf olabilmekte güzel , kaldırım taşı olabilmekte , mesele hayatın bir yerinde olabilmek ama sessiz ama sakin

  3. yasemin Says:

    Renklerin büyüsüne kapılmayan yoktur canım bilirsin ama sen siyah-beyaz hüznünle bile binlerce renk taşıyorsun içinde.Sana gereken tek şey ışık.Bırak ışık girsin içeri.Gör bak nasılda rengarenksin: )

    Kuzum ailecek özledik seni annem bile soruyor ‘ne zaman geliyor yeni kızım’ diye: ))

    Çok işimiz var senle çok :D:D

Leave a Reply