Eyl
09

Islak istasyon duraklarında kaldı sohbetlerimiz,
Ve ıslak terk edilmiş bir bank öpüşün.
Nefes, nefese kurduğumuz hayallerimiz sessizlikte bozmuş orucunu.
Şimdi geriye ne kaldı? Söylesene?
Bende,
Martılara atılmak için simit kırıntıları
Birde,
Buğday gördüğümde aklıma değen teninin görüntüsü,
Sen, toprak kokardın ya…









Eylül 9th, 2008 at 22:47
ağlarım baakk napmışsın sen böyle tam da böyle tuhaf birgünümde.. yüreğimde mendil koşturan çocuklar varken..
Ekim 11th, 2008 at 09:29
Dedim ya;
Ne kan kusmaktır ayrılık ne de feryat figan ağlamak.
O daha başka birşey, çözemediğim ama mahkum kaldığım
( bir de bonus olarak ihanet varsa ) Söylemeyin söyleyemem. Yazamadığım, çizemedim anlatamadıklarımdandır.
( sensizliği titrek bir elden beyaz bir sayfaya dökecek kadar yetenekli değilim ben )