Hafta Sonu Klasiği

Bu hayatında da elinden tutulmaz artık! Kahraman Taze oğlu’ndan esinlenme.
…
Şimdi aşağıdaki yazıda Haziran’ı bekleyin bomba gibi geliyorum dedim ya.
Bir tür deneme yani. Hani hep TV’lerde yazıyorlar yok şu tarihi bekleyin yok bu zamanı bekleyin diye bende merak saldım bu sözlere bende yazayım dedim. Sonunda ne var diye ama hiç bir şey olmadı ki Peh. Belki hani hediye falan verirler yok anacım siz denemeyin bir şey yok.
Sabah bir giyinmişim bir giyinmişim ki sormayın gitsin. Yok, yani sırf annem hatırına yoksa öyle şatafatlı giyinen bir tür değilim. Her zaman aynı anda dolmuşa bindiğimiz beyefendi!!!! Beni böyle görünce bir bakış bir kestirme ki sormayın yok yani kılık insanı adam ediyorsa yâda güzel yapıyorsa biz herkese fistanlar falan erkeklere de takım geçirip salalım meydana. Hani bilmiyorsak söyleyin de öğreneyim bende. 
Şimdi bu beyefendi! Dolmuşa benden önce bindi tamam normal. Dolmuşta öndeki koltuktan başka yer olmadığından mecburen yanına oturmam gerekti ama ne kibarlıktır ki! ‘pencere kenarına siz geçin’ demez mi? A ne büyük keyif hangi kız sevmez ki pencere kenarını. Ama dedim ya annemin normal olmayan kızı olduğumdan ‘yok efendim siz geçin’ dedim ve ısrar ettim tabi beyefendi! Israrıma dayanmadı oturdu. Nezaketten yâda pencere kenarını sevmediğimden değil hani. Sabahları pencere kenarı acayip güneş ve yakıcı olduğundan güneşten kaçmaktı amacım.
Yani gıcık olduğumdan değil ne haddimize efendim!
Çok güzel ve değişik bir hafta sonu geçirdim. Tam dinlenemesem de. benim için yeni başlangıçlar olacağına inandığım yeni dönemler olacağını söylüyor içimdeki ses. Her ne hikmetse olması gereken zamanda gıkı çıkmaz içimde ki aziz muhteremin ama olmaması gereken zamanlar car, car benim çenemi de geçiyor.

Penceremdeki üzümlerin olması yakındır kocaman oldular. Dama çıkıp hoplayıp zıplamama gerek kalmayacak. Yâda dalın üzerine at şekline geçip ıkına pıkına sıkıcı durumlara girmemede gerek olmayacak.
Bir yeni haber daha penceremde bir kumru yuva yapmış iki tanede yumurtası Allah’ım ne güzel ailemiz yeni bireylere sahip olacak süper. Kumrumuzun güzel mi güzel sürmeli gözü var ki sormayın ya. Bende teyze oluyorum sonunda.
Tamam, kabul kitaba kumru teyzesi olarak ilk ben geçeceğim alkışa gerek yok.
Son zamanlarda enstrüman müzikler gece sefası listemde. Hala Ege bölgesinin tınısını ve zeytinyağı kokusunu taşıyan Ege’yi, Akdeniz’in iyot kokusunu ve zeytinyağlı dolma kokusunu taşıyan Yaşar’ı hala dinlemeyi bırakmış değilim.
Birde son zamanlarda Fox’da oynayan Arka Sıradakiler dizisinin fon’da çalan sanırsam klarnete’de hasta oluyorum. Yok, yani hap yâda şurupla geçmez bu hastalık.
Uzun süredir uyuz mu uyuz olduğum bir adam vardı. Belki bilirsiniz Şükrü Kızılot. Adam sırf muhasebe ilgili diye uyuz oluyordum. Malum muhasebeye uyuz olan biriyim içinde olsam da, İçimdeki ses adama bir şans vermeye karar verdi. Yok, yani her zaman yaptığım pinpiriklerimi kullanaraktan acele karar verdiğime karar verdim. Son zamanlarda yazılarını takip ediyorum da yavaştan hayran bile olmaya başladım.
En son yazısını okudum da Maliyeciler artık çeyizi nerden aldın, faturası cart curtu gibi sorular ile baya terleteceklermiş. Ha bu arada düğünde takılan takılara karışan yokmuş. Ekim ayından itibaren de adam öldürenlere iki ayrı ceza geliyormuş. Birincisi mahkemenin vereceği ceza ikincisi ise öldürdüğün kişinin eşine ve çocuklarına maaş bağlama cezası. Bu malul bıraksan da geçerliymiş. Wişş dedim. Biraz tuhaf geldi bu durum. 
—kadın cevap beklemeden de soru sorar. (mış).
—erkek kesinlikle cevap beklediğinde soru sorar. (mış).
—kadın neyin var diye sorulduğunda hiç bir şey cevabına inanmaz. (mış).
—erkek neyin var diye sorduğunda hiçbir şey cevabına inanır. (mış).
Ben bu erkek kadın ilişkilerine akıl sır erdiremiyorum valla he.
Başucu kitabı alacağım üç tane. Konusu ne din ile ilgili olsun ne aşk ne de psikoliji bu sefer sınırlarımın dışına çıkma kararı verdim. Kendimi ne işse enerjik hissediyorum yaf Allah nazarlardan saklasın. Bir haftadır midemi mahvetme şerefine midemi hasada bırakıyorum kısa süreliğine.
Zavallı midem son bir haftadır hem kafamın içinde ki curcunalı partiden hem de işlerin yoğunluğu nedeni ile çok süründü. Artık hasat zamanı dinlenme zamanı.
Kendimi dünya’nın merkezi gibi görüyorum bugünlerde ne iş ise.
Son zamanlarda eski dost sıfatı ile kim varsa hepsi ile karşılaşıyorum. Hayırdır inşallah loto, toto falanda tutturmadım ki o oyun dedikleri şans oyunlarını oynamayı bile bilmem. Bir ona el atmamıştım oda kalıversin yaf.
Dünya’ya her zamankinden daha bir meraklı bakıyorum. Elimde ki merceğin boyutunu değiştirdim daha ayrıntılı gören aldım.
Yeni istekler, arzular, yeni hobiler ve uğraşlar bulmak lazım. Yeni müzik tatları keşfetmek, Latin Afrika müzikleri ilgimi acayip kendilerine çekiyorlar inceleme ekibimi oraya göndermem gerek.
(sahip olduğun tek şey bir çekiç ise her şeyi çivi olarak görürmüşsün. Abraham MASLOW Efendi demiş.)
Amma değişik bir günlük oldu bu yaf. Hafta sonu klasiğin sonuna gelmiş bulunuyorum. Hoşça kal ve bende kalın hehe.













