
Bazen,
Gitmek isterken, gidememek hayat olur.
Bazen,
Susmak isterken, kanayarak konuşmak olur hayat.
Bazen,
Unuttuğun anda, sana unuttuklarını hatırlatan biri hayat olur.
Anlatamazsın…
Her şeyi unuttuğun anda,
Biri gelir;
Yollara tebeşirle çizdiğin çiziklerin hala orada olduğunu söyler.
İnanmazsın, inanamazsın,
Oysa sen;
Üstünde çok araba geçtiğine inanırsın,
Oysa sen;
Üzerine çok yağmur yağdığını ve bu yüzden silindiğini düşünürsün.
Bazen olur,
Etrafında ki hiçbir şeye gülemezsin,
‘buda geçer yahu’ diyemezsin,
Titreyişine, soluk soluğa kalışına ‘yaşlanıyor muyum ne?’ diye dalgalar geçemezsin,
Sevdiğin insanları gördüğünde saçmalamadığını fark edersin,
‘yeter bu ne hüzün’ diye kapıyı kapatıp başka kapıya geçemezsin.
Bazen olur ya,
Kendini dört duvar arasında artık sen, sen olmadığını hissedersin.
Hızlı, hızlı çıkarsın hayat sandığın merdivenleri. Arkada bıraktığın izleri unutarak her adımda, seni hüzünlendiren, mutlu eden anları unuttuğunu sanırsın, oysa bilmezsin görmek istemediğini. O koşuşturma arasında birden bakarsın;
Bir ışık görürsün, hani şu uzun, uzun daldığın zamanlarda, hani şu ellerinin arasına başını aldığın zamanlarda, seni içine alır uyuşursun, bırakmak istemezsin. Sanki bıraksan üşüyeceksin sanırsın, sanki bıraksa 3 yaşında çocuk gibi taş kaldırımlarda dizini kanatacağını sanırsın.
Ama öyle olmaz işte,
Gider o ışık bir gece ansızın, birkaç gece kollarında uyutur seni, bir anne gibi önce seni uyutur.
Sabahları Ay’ı arar bulursun, öğle vakti güneşin ne kadar sevimli olduğunu hisseder, paylaşmanın içinde ki sırları yeniden bulursun.
Notaların arasında ki cilveleşen perileri, muhabbetin içinde ki cırcır böceklerini, ekmek arasında tebessümleri, birde Ortaköy havasının yeniden ne kadar güzel olduğunu hatırlarsın.
Aslında yağmuru ne kadar özlediğini, uzun, uzun boğazı ne kadar zamandır izlemediğini, martı çığlıklarında simit, çayı hangi anlama katma telaşında ki zamanları, karanlıkta yalnız ay ışığında yürüdüğün zamanları… Hatırlatır işte…
Anlatamadığın çok şey vardır bazen ve bazen de anladığın anlatamadıklarının yanında ne kadar fazla olduğunu hissedersin.
Yorulduğun anda, biri gelir seni dinlendirir sonra çeker gider,
Giderken, onda ne kadar dinlendiğini, ne kadar demlendiğini fark ettirerek gider…
Dedim ya bazen, hayat bir başka akar.
Sonra anlarsın ‘tek değilsin’dir.