Ne zaman Mavi Radyoyu duysam/dinlesem; o spor merkezi gelir aklımın köşesine oturur. Şimdi yıllar sonra/o kadar yaşanmışlıktan sonra/ Mavi Radyo’yu yeniden buldum.
İlk duyduğumda aşk acısını anlamını öğreniyordum-oysa öğrenilmezmiş.
Cezmi Ersöz’ün kitaplarını keşfediyor,
İpek Olgun’un kitaplarını raflara çoktan kaldırmıştım-büyümüştüm ya!
Gelecek sene İclal Aydın kitaplarıyla tanışacağımdan habersiz,
Dostoyevski - Budala kitabını bir gecede bitirmiş -sabah sınavlardan sıfır çekmiştim.
Körkütük Ajda Pekkan hastası, Şebnem Ferah azdan hayranı, Metallice yabanisiydim.
Makarnadan başka yemek yapmasını bilmezkendi…
Esra sınıf başkanıyken, Sakine ile aynı kulvarda koşarken, Burçin ile bir ama uzak uzak bakışırken, Huriser ile aynı sırada otururkendi işte.
O spor merkezine giderken aklımda ‘voleybol’a yazılmak’ vardı, o sarışın tatlı adama dalıp, Mavi Radyoyu tekrar bulmuş yanımdaki arkadaşıma ‘işte bu radyo işte bu’ derken.
Kayda kabul edilmemiş yaşım tutmamıştı –kısaca eşek kadarsın demişlerdi.
Çıkarken izim adamda kalmış ‘neden her şeye geç kalıyorum’ düşüncesi beynimde güneşlenirken çıkmıştım.
O sırada Mavi Radyo’da Haramiler Mavi Duvar çalıyordu.
Oysa 14 yaşındaydım o sıralar. 6 yıl sonra üçüncü işyerime geçmişken bu defada erkek kardeşim için kayıt bürosuna gittiğimde yine o sarışın adam orada –biraz kilo almış ve aynı radyoyu dinliyordu. Hala geç kalıyorum bir şeylere.
Zaman akıyor ve ben aklımı tutmakta zorlanıyorum.
Dört tane Fesleğen saksım var artık, tam o kadar işte. Oh.
__
Fotoğraf: Viktoria










Temmuz 23rd, 2009 at 15:12
96.2 :)))
bence adananın en iyisi…
sabaha karşı sanat müziği de veriyorlardı, şimdi hala var mı bilmem, şimdilerde pek sabahlamıyorum yaşlandığımdan mıdır nedir… ben de liseden beri tek geçerim maviyi… gerçi radyo 5′te ayça şen başkan vardı zamanında ondan da vazgeçemiyordum
Temmuz 24th, 2009 at 13:06
ben görmeyeli sayfan ne kadarda güzelleşmiş…yazılarını okumanın tadı hala bir başka…emeğine sağlık…
Temmuz 24th, 2009 at 16:22
bu günlerde o kadar çok özlüyorum ki o günleri… geri döndürmeye çalışsak da zaman denen hırsızı çalmaya devam ediyor yaşananları bizden, vazgeçmiyor bir türlü şu kötü huyundan… Şimdi yine hüzünlendim ne olacak
bir kaç satır karalamalıyım zannımca :)))))
Temmuz 26th, 2009 at 21:28
amanııınnnnn gelmeyeli ne hoş bişiler olmuş buraya böööyyleee :))
Temmuz 28th, 2009 at 14:24
Pusarık sabahlamıyorum ama ikindi zamanları frekansı kaybetmemişsem eğer ki elim hiç durmuyor, çok güzel oluyor:)
…
Ayşenurum teşekür ederim:)
…
Esra bende öyle çok özlüyorum..
…
büşram senin gibi kız:P