Bıktım geceden, ne kadar sevsem de.
Gündüzü istiyorum artık, güneşli ve mavi, ama buz gibi olsun, diri tutsun düşlerimi.
Sıkıldım şiirlerden ne kadar sevsem de.
Artık eleştiri okumak lazım, sonra birde gezi hikâyeleri,
Yeni filmler almak gerek, sonra yeni çıkan kitaplardan, ama en sırlılarından
Sonra alnımıza yazılanları sıra, sıra yaşamak gerek.
Önce niyetlerimi değiştirmeliyim, sonra fesleğen kokulu yollardan geçmeli.
Birkaç dost görmeli, çikolata yemeli,
Bir iki gülkurusu renginde zarflar hazırlamalı ve posta hane yolunu tutmalı. Yeni kalemler keşfetmeli…
Rüyaları yormalı güzel, güzel
Atkı örmeli, şal işlemeli. En önemlisi yüreği sıcak tutmalı…
Sabahları bol, bol mandalina yemeli, geceleri sıcacık kahve içmeli
Sonra Ezginin Günlüğü’nü dinlemeli,
Kış gelse de ‘Aşk hiç biter mi?’
Sürprizlerin nerden geleceği bilinmez,
Tıpkı ‘aşk’ın nerden geleceği belli olmadığı gibi,
Sık, sık posta kutusuna bakmalı,
Sık, sık gülmeli.
Ama direnmeli, ama inadına yaşamalı…










Kasım 25th, 2008 at 23:31
hala mükemmel tüm yazıların,uzun zamandır okuyamadıklarımıda bir çırpıda okuverdim…
yüreğine sağlık…