Kelebekler

‘Aya bak’ dedin, ‘ruhumu hisset.’
‘Şimdi seninle aynı an’ı yaşıyorum. Ruhumun çoraklaşmış tarlalarına rüzgârını sal hadi’ dedin.
‘Serinleyeyim, ruhumu raflardan indireyim. Tozlarını al, yeniden canlandır. Ben, ben babamın ölümünde kendimi vurdum hadi sen yeniden dirilt.’
Sen konuştun ben nefes aldım.
Sen hissettirdin ben ruhumu soydum.
İnsan çıplaklığı ile sevmeliydi. Utanmadan, ulu orta.
Sessizliğime sessizlini eş eyledim, sevgiye yeni nesil getirdim.
Ruhunun koylarında ılık ikindiler vardı. Deniz; yanmış kızıla boyanmıştı.
Korkmadım, güneşlendim.
Korkmadım salındım.
‘Hissettin mi?’ dedin.
Gülümsedim.
Sessizce ‘Midemin az üstünde kelebekler geziniyor, kim koydu onları?’ dedim.
Sana en güzel cevaptı, gülümsedin, kalbini gördüm.
Ruhum hamağına kuruldu uyudu.
Ben! Koylarında salınıyorum bir ikindi vakti, ılık güneşinle sar beni…
….
Fotoğraf: Andrew Birch





