İçimde Rüzgâr
Düşüme Düştün Ağustos 11th, 2008
Sen elimden tutunca, içimdeki çocuk bilyelerine kavuşuyor.
Sen bakınca bana, sudan bir balık çıkıp ‘bütün dünya’ya meydan okuyor.
Sen gülüyorsun ya bana, gökyüzü küsüyor, deniz kıskanıyor içimdeki renkleri.
Sen gelince ıslak sokaklara rüzgâr esiyor, bütün yağmurlar içime yağıyor, bahar kıskanıyor umudumu.
Bir tahtakurusu kemirdikçe kemiriyor içimdeki kuruntularımı. Bir tebessüm, yaprak kurdu kılığına bürünüp, şehre istilaya iniyor. Hüzün kaplamış şehrin her köşe başında insanları on ikiden vuruyor, asık suratlı ev kadınlarını esir alıyor. Kapı girişlerine saklanıyor, çiçek diplerine mesken tutuyor.
Sen gelince bana, bu şehir tebessüm ediyor dünyaya.
Sen şehrime tebessüm edince, yüreğim bulutları tutup getiriyor…
İçimde kocaman bir kıpırtı anlayamadığım, patlasa sanki ben boğulacağım.
Aklım karışıyor bugünlerde,
Balıklar geziyor düşüncelerimin ucunda,
Ekmek seven çocuklar aklımın gökyüzünde uçan martılara ekmek atıyor,
Pencereden patates kızartması kokuyor,
Balkonlarda akşamsefaları nazlanıyor,
Unutulmuş radyolardan aşk çalınıyor,
Beyazlığını unutmuş perdelerde özlem uçuyor.
Aklımda bin bir türlü şey birbirine giriyor…
Annemi özledim, annem olsaydı aklımı tavana asar düzeltirdi.

Ağustos 11th, 2008 at 10:00
Annen olsa seni bi ele alırdı bence
Hatta “Allah akıl fikir versin bu kıza” diye yakaracaktı bile fikrimce
Ağustos 11th, 2008 at 14:18
ne güzel ne şirin şeyler geçiyor senin aklından öyle …
dinle bak seviceksindir..
sen getirmedin deniz kabuklarını ama ben okyunasu getirdim sayfama
öpüyorum kocaman
Ağustos 21st, 2008 at 11:30
Aşk mı bu