Eyl
09
Aylar geçiyor.
Temmuz’da deniz, kum, güneş derken, karpuzdan insan yüzleri yaptık. İnsanlardan geçtim.
Otobüslerde unuttum yüzümü.
Ağustos, geldi. Sancı oldu içimde ateş oldum tenimde.
İmkânım olsaydı kaçar kurtulurdum Ağustostan dedim. Sustum susturdum içimdeki sesleri.
Rüzgâr bile iştahsız esip,
oynaştı asma yapraklarıyla.
Karıncalar sonra,
Kışlık erzak telaşından uzak, serin ve gölgeli bir yer bulma telaşındaydı.

İşte geldi Eylül. Geçmiş, okul, kaldırım taşları, limon ağaçları, köşedeki simitçi, şalgam kokusu,
stadyum köşeleri.
Sıralara kazınan aşklar, üniformadan kurtulma eylemi.
Eylül geldi. Ben farklı ben,
Aklıma değip geçenler yine aynı. Okul ve aklımda sörf eden hesapsız düşler.
Hepsi diyorum bir zamanlar hayatımda ve
aklımın başköşesindeyken, şimdi sadece değip geçen trenler gibi.
Geçen ay kavun kokusu yayılırken etrafa,
Bu ay havuç kokusu yayılıyor,
Birde okul sancıları…









Eylül 9th, 2008 at 22:51
eylülde düşlerden arınıyor sanki hayat..
karışık bin bir parçadanoluşmabir çarşafa dolanıyor..
Eylül 10th, 2008 at 15:44
Eyvallah…
Eylül 10th, 2008 at 23:55
eylülde iş (okul) başı olunca, hayaller de ona göre şekilleniyor sanki artık
Eylül 11th, 2008 at 17:20
yaşıyorsun değilmi?
Eylül 13th, 2008 at 21:52
Kaç eylülümüz daha kaldı…