Eskiden Böyle miydi?
Pinpirikli Günlük Ağustos 8th, 2008
Yandaki şahsi muhterem bayan ben, daha o günlerden belliymiş, hayata şaşkoloz bakacağım. Arkadaki Musti, herzamanki gibi arkamda, ordada saçımı falan çekiyordu eminim.Bugünlerde bir susuyorum, bir gülüyorum. Yüzüm asılsada serde ’serserilik’ var inanmayın.
Bir ilkokul çağında çocuk edası ile yürüyorum yollarda, boynumda düğmesi kopmuş bir yaka haylazlık, Düşlerimin biri çıkmış gömleğim gibi belimden. Zornan taşıdığım, kendi kilomdan bile daha ağır bir okul çantası. Ne kadar aşk, umut varsa doldurmuşum içine, sürüyorum peşi sıram. Arada bir durup, ellerimi belime atıp,
-Yahu ne var bu kadar umut dolduracak diye kızıp başımı kaşıyorum.
Bilyelerimi sıralıyorum tozlu toprağa, diziliyoruz yaşıtlarımla sıra, sıra. Bir kaşımı kaldırıp yenebilecek miyim diye bakınıyorum. Ben yeşili kestiriyorum gözüme. Bütün cesaretimi yeşile gönderip gıdıklatıyorum, bu sırada ben neşemi atıp vuracağımı planlıyorum.
Atıyorum bilyemi, ‘yeşil yeşil’ diye bağırıyor içim. Vuramıyorum yanından sıyırıp geçiyor, sarıya çarpıyor.
-Peh diyorum, Ne oldu diyorum yüzü asık gelen cesaretime, neden vurulamadım,
-Meğer gıdıklanmıyormuş öyle bir huyu yokmuş diyor,
-Eee sarı neden vuruldu diyorum
-Uykusu gelmiş onun için vurulmuş, çıkıp kestirecekmiş.
-Yahu bu oyun eskiden böyle değildi…
Ağustos 8th, 2008 at 08:51
doğanın dengesi bozuldu efendim
Bak artık kendine bile hayrı olmayan insanlar kaale alınır oldu. Hatta bazen abartılıp onlarca mail bile atılıyor. Tuhaf, çok tuhaf…
(hikayenin son bölümü harikaydı; senin gibi, hayat gibi)
Ağustos 8th, 2008 at 11:24
küçükken hepimiz bakarmışız hayata..bilsek azcık kaş kaldırır göz kırpardık.. işimizi bilirdik..
seni özlediğimi farkettim.. sanrım alişkanlıklarımdansın..
şu bilyelere gelince ben hep yutuyorum.. ii geliyo (:
kendine ii bak gözüm..
Ağustos 8th, 2008 at 13:46
şimdi bu yazın doğal olarak çocukluğumu getirdi aklıma.. şöle bi günlüğüne en neşeli oyun dolu çığlık çığlığa olan bölümüne gitmek istiyorum hayatımın..
hadi ışınla beni :)) ama geri getircen bide bak
Ağustos 9th, 2008 at 11:21