Düşündüm ki
03/23/09
’50 yaşından sonra daha mı ağırlaşıyor pişmanlıklar?’’ diye sormuş İclal Aydın.
Şu ayda,
Güneşin kendini yaramaz bir çocuk gibi saklayıp, saklayıp çıktığı şu günlerde,
Sevdiğim mutfakta,
Mutfak perdesinin karelerinden asmalı sokağı izlerken,
Kendime son günlerde sütsüz kahveler hazırlarken,
Mutfağa suyun kaynama sesi yayılırken,
Kulağımda ‘Nil Karaibrahimgil’in Yalnız Kalpler de Atar’ varken,
Düşündüm…
Pişman mıydım?
Elli yaşında değildim ama
Dilimi ısırıyor muydum?
Yapamadıklarım, göze alamadıklarım, gidemediklerim, söyleyemediklerim,
Şimdiye kara çarşaf gibi seriliyor muydu?
Düşündüm,
O sevdiğim mutfakta,
O sevdiğim asmalı sokağı izlerken,
O sevmediğim geçmişimi…
Değildim, pişman değildim.
Ama iyi ki de demedim…







Mart 23rd, 2009 at 22:35
Pişman olmadığına pişman değilsen ne küsel…
Mart 24th, 2009 at 21:41
yaşanan hiç bir şeyden pişman olmamak lazım.bunun yerine ileriye bakmak ve dah iyi şeyler yapabilmek için çaba göstermek gerek…
sevgiyle kal