Solda Zeytin ağacıyla, işte Ege. Ağır, bol güleç.
Arkada Nar ağacı ve Asmayla Akdeniz. Suskun, hüzünlü, dobra dobra.
İşte batıda, rüzgârıyla kara kara bulutları ve çay kokusu ile Karadeniz.
Sağdan geliyor taş ocaklarından sıcak ekmek kokusu, utangaç kaysı rengi, ayak yalın top peşinde koşan çocuklar ile Doğu…
İşte tamda burada saçlarımda zeytin dalları, yanaklarımda kaysı rengi, gözlerimde bulutlarım, ayaklarımda güneşten nasibini almış lekeler ile dört bölgenin ortasında dört mevsim gibi biriydim… Tıpkı herkes gibi.
Bazen diyorum; ‘sil baştan yapmak, yeniden başlamak… Eski yaşanmış özlenen anlara kavuşmaktı kim bilir? …’
Ve ben eskiyi özleyen biri olarak, yeniden mi başlasam diyorum maziye takılmadan… Tamda bir külah güneş almışken gökyüzünden…
***
Fotoğraf: Mark Galbreath










Temmuz 17th, 2009 at 14:07
Günlerdir arada bir sayfalara giriyorum, değişik konular düşünceler yazılmış bir çoğunu beyeni ile okuyorum ama ama tesadüfen gedliğim bu sayfada bana sunulan eşsiz güzellikteki ziyafetin bedenime vermiş huzuru, görmedim duymadım hissetmedim:))
Anlatımın yaraya sürülen ilacın acıyı bire bir yok ettiği gibi ve ve inan gibi si fazla:))
sevgiyle:) Sıdıka Eren
Temmuz 18th, 2009 at 13:16
oo mammamiiyyaaa…
uctum 4 bölge üstünde sanirim,imgelerini kanat yapip..
gittikce dha da güzellesiyor yazilarin civanim (:
Temmuz 20th, 2009 at 17:17
Nasıl ağzımda has zeytinyağı tadıyla yüzümde imbatları hissettim. Nasıl gözlerim yeşil çam ormanları gibi baktı bir an. Ohhh ne güzel dile getirmişin. Güneşin bile tenimi kavurduğunu hissettim. Oyyyy özgürlük…. Yazın çalışmamalı yatmalı ağustos böceği gibi :)))))
Temmuz 28th, 2009 at 14:19
f.Çınar aygün her zaman gel bekleriz
…
Mormenekşem teşekür ederim canım:)
…
Serap evet öyle:)