Çıkmaz sokaklarda anlamımı kaybettim, sondan başa kovuldum. Bakışlarımı yollarına zincirlemeyi denedim. Geceye en savunmasız sözleri astım. Kaçmak geri dönüşlere adım atmaktı. Adına 29 harfi sığdıramadım. Yeni lisan buldum gözlerine. Kimse bilmeyecek sana bakışlarımı. Çünkü ben sana kimsenin bilmediği bir lisan ile bakacağım.
Kendimi kaybettiğim sokaklarda.
Hep en son sayfada unutuldum. Hayat çizgisinde çelimsiz ifadelerimle seni ararken bir dilek tutup gönderdim gökyüzüne.
Hiç bilmediğin sözleri tut. Ben payıma düşeni alacağım. Bütün sevdiğin kadınların arasında bir damla gibi unutulup gideceğim. Biliyorum/bilmek rüyadan gerçeğe ani uyanış.
Umut dağıt!
En azını bana ver. Ben içimde sen ile çoğaltırım.
Bir ney sesinde unutulmuş unutuluştu aşkın. Hatırlamak için yola düştüm. Heybemde sana dair balonları saklarken.
Ürkek gülüşün yeni fırından çıkmış ekmek kokusu. Bilirsin sokak da en çok taze ekmek kokusunu severim. Kimsesiz bakışların dut gölgesi, …
Ben seni sevmeye en son sayfadan başlıyorum. Arama başını lisanımı çözemezsin.
Mayıs 2008
Hüzünler eflatun kokar, eflatun aşkı nakşedilmiş rengidir. Yani senin rengin.
***
Fotoğraf: Leonid Afremov










Mayıs 28th, 2008 at 06:51
Aşka dair güzellikleri okumak ne büyük keyif…
Kaleminizden, kağıda dökülen kelamlarınızla, gönül hanemize hoş serinlikler verdiniz…
Aşk Olsun… Eyvallah…
Aşk bir Sırdır…
Sırra malum olan, candan geçer…
Can’dan geçen, Canan’a yol alır…
Canan’a yol alan, maksuda varır…
Eyvallah…
Aşk’a Huuu,
Aşk’la Huuu…
Cevap:
Eevet Nart hep aşk olsun:) Beğenmene sevindim:)
Dediğin gibi aşk kocaman bir sır aşk için yar’dan yara alınır:)
Mayıs 28th, 2008 at 15:43
Aşka dair, hayat kitabının ortasından yazıyorum.
Aşık kişi ile aşka aşık kişi arasında yaşayan insan.
Ne aşkı bulabiliyor ne aşka doyabiliyor.
Kıssalara konu olabiliyor sadece…
Ve biraz da Mecnun oluyor, Leyla’lı ya da Leyla’sız…
Ya da kitabı kapatıp, kendi sözlerini yazması gerekiyor…
Cevap:
Aşk sonu olmayan uçurum:) Aşk’a doyulur mu?:)
Mayıs 28th, 2008 at 18:17
“Ben seni sevmeye en son sayfadan başlıyorum. Arama başını lisanımı çözemezsin.”
İlk sayfa hep bir süprizdir,ne çıkarsa bahtına…
Ama son sayfa ;
yazılıdır!
Bilirsin,
görürsün,
ya okursun
ya unutursun…
Cevap:
Ne güzel demişsin sonların güzel olması dileği ile:)
Mayıs 29th, 2008 at 01:25
merhabalar…..
çok hüzünlü ve benzetmelerle dolu harika bir yazı…..
ekmek kokusudur çocuğu kandıran…….
tadından çok…..
Cevap:
Seni burda görmek ne güzel:) Uzun aranın sonunda burda olman ve hayat dönmen beni mutlu ettti:) Hoşgeldin:)
Aşk zaten başlıbaşına çocukluk değil mi:)
Mayıs 29th, 2008 at 03:02
yahu varya işte bu yüzden bu sayfayı seviyorum!
kıpır kıpır, şımarık veletin altında o kadar duygu dolu bi insan var ki; arada “cee ee” diyen, bir şeyleri özleyen, isteyen..
Cevap:
teşekür ederim efendim:) Bende seni seviyorum Safiye:) Senide bu yüzden seviyorum ya:)
Mayıs 29th, 2008 at 13:28
sade,duru, net bi anlatım…hoş bi paylaşım…ne güzel ne kadar güzel…
Cevap:
Sizin bakan gözleriniz güzel ya:) Teşekür ederim:)
Mayıs 30th, 2008 at 06:37
okuyup gidecektim sadece ancak sondaki hüzünler aflatun kokarı okuyunca şu şiir aklımdan geçti ve sana yazmak istedim…
“ey eflatun aşk
bana eflatun yağmurlar
yağdırabilir misin
getirebilir misin geçen günleri geri
tutup yıldızları yanıma oturtabilir misin
sana neyi anlatayım
her sarnıç küflü bir yağmuru
her sevda bir ayrılığı yaşar.
BEHÇET AYSAN ”
Cevap:
İyi ki kalmışsın:) Bende severim Behçet Aysanı eflatun kokan şiirlerini:)