Yıldızlı Atlas

 
 
  
 
Yıldızlı Atlas - Burhan Eren kitabından…

Hadi anlat bana, küçük bir koza içinde nasıl beklenir bahar? İlk uçuşunda neler geçti içinden, onları anlat.
Durma, bana uçmayı anlat! Uçarken yer nasıl kayar gider ayaklarının altından? Nasıl tutar kanatlarından rüzgar?
Hangi çiçeğin ortasında uyursun, uykun geldiği zaman?
Anlat, kanatlarında ki sarı benekleri geceleyin ay mı bıraktı?
Yağmur yağınca ağırlaşır mı kanatların?
Yokuşta uçarken [...]

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Şişedeki Mektuplar

 

Şişedeki Mektuplar - Hubert Schirneck kitabından…
 
(…)
Ayrıca annem seni beklediğini ve çok özlediğini de söyledi. Sanırım onun özlemi benimkinden biraz daha değişik. Bunu tam olarak anlayamıyorum. Özlem duymanın türleri mi vardır? Madem türlere ayrılıyor. Neden hepsi için aynı kelime kullanılıyor? Annemde de bu belkide daha pratik düşündüğü için böyledir. Belkide annem hani nasıl derler ‘bir erkeğin [...]

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Kim Duma Dum Kime!

Kim Duma Dum Kime! – Gökhan Özcan Kitabından…

Eğer çocuklar, buldukları kağıt parçalarını katlayıp kağıt kayıklar yapmasalardı, büyüklerin hayal güçleri asla oturup bir gemi tasarlamaya yetmezdi.

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Çok Mavi Hikayeler

Çok Mavi Hikayeler – H. Salih Zengin Kitabından…

Namaz kılmak uzun bir yolculuğa çıkmaktır. Bu yol öyle güzel, öyle yeşil ve öylesine ışıltılıdır ki… abdestin alınması ile başlar bu ışıltılı yolculuk. Arabanıza benzin doldurmak gibi bir şeydir abdest. Namaza niyet ederek tekbir aldığımızda, güzel bir yere, güzel bir araçla gitmeye başlamışınız demektir. Yani ellerimizin ve kalbimizin [...]

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Hayal Dükkanı

Her zaman büyük, büyük kitaplar okuyacağımı kim söyledi ki size? Kandırmışlar sizi.

Hayal Dükkanı – Mevlâna İdris Kitabından…
-Öyle bir takvim olsun ki o takvimde her gün Pazar veya Pazartesi olsun. Çalışmayı sevenler Pazartesi takvimini çalışmayı sevmeyenler ise Pazar takvimini kullansın.
-Van Gölü canavarı ile birlikte Hamburger yemek isterdim.
-İstanbul’daki Kızkulesi ile Galata kulesi evlenseydi… bir sürü küçük kuleleri [...]

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Kadife Durağı

Kadife Durağı – Mihriban İnan Karatepe Kitabından…
 
‘Eğildiğimde geçtiğimiz durakları görüyorum. Gözlerine muzip kuşlar birikiyor. Göz ediyorsun bana yarı karanlıkta. Gözlerinin ışıltısını bütün siyahlar içinde seçiyorum. Belki gömlek cebinde, kâğıtlar arasında ve tam da kalbimin üstünde atıp duruyorum. Ve öyle bir gürültücü bir kalbin var ki sabahlara dek uyuyamıyorum.’
 

Fotoğraf: Roux-S
 
 

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Nedir bu gaflet!

Ömer Sevinçgül – Seni Sana Bırakmazdım Kitabından…
 
‘Acizsin,  fakirsin, cahilsin, fanisin, cahilsin, hamsın, gururlusun, bencilsin,  kibirlisin, kusurlusun, suçlusun, tembelsin,  gafilsin, riyakârsın, alilsin.
Kendini terbiye et, adam ol,  insan ol, mümin ol, Müslim ol, muhlis ol, âlim ol, arif ol.
Düşün, anla. Artık ölüm var, kabir var, hesap var, sırat var, utanmak var, ceza var.
Nedir bu gaflet! Uyan!
 

Fotoğraf: Alex
 
 

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Muz Sesleri

Ece Temelkuran- Muz Sesleri’nden…
 
‘Nasıl biliyor musun Flipina? Büyüyünce güneşe bak, anlayacaksın. Işığın izi kalır gözde; kendi kadar, kendi biçiminde. Bir kör leke bırakır neye baksan. Annen benim gözünde bir ışık lekesi gibidir. Gözlerimi kapatınca o leke zonkluyor göz karanlığımda. Açınca her bir kıpırtısında gözümün, oraya buraya, gördüğüm şeylerin üzerinde hercai, kara mor bir damga olarak [...]

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Aynalar Yolumu Kesti

 

 
Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karşıma,
Başımın tokmağı indi başıma.
Suratımda her suç bir ayrı imza,
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık, ulvî mahkeme!
Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!
Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsî emaneti yedim, bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vâde;
Dişlerinde, köpek nefsin, irade.
Günah, günah, hasad yerinde demet;
Merhamet, suçumdan aşkın merhamet!
Olur, mu, dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem, Nuh [...]

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Mutsuzluk tehlikelidir

Tehlikelidir mutsuzluk.
İnsanı şaşırtır.
Telaşlandırır.
Öç duygusuna sürükler.
Yalnızlık korkularıyla yakar.
Geçmişin hatıralarıyla hırpalar.
Yabancılara muhtaç eder.
Ve, birçok insan mutlu olduğunu bilmediğinden mutsuzluğa düşer.
Bir kere mutsuzluk nehrine düştün mü de çıkması zordur.
Bilirim o suları, oralarda yıkandım.
“Birçok insan” diyor Dostoyevski, “mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur.”
Şaşırtıcı hatta kızdırıcı bir cümle bu.
Ama düşündürücü de.
Düşündükçe de bu büyük yazarın haklı olabileceğini hissediyorsunuz.
Ben, kendini mutsuz sanan [...]

Tags: ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Sayfa 1 1234»