Sana kocaman bir dünya yazmak isterdim. İçi kitap dolu,içinde ege olan.Geceleri zeytin işçilerinin gece eğlenceleri yaptığı,zeytin toplamalarına rağmen masalarından zeytin yağının eksik olmadığı. Sana geceleri yazmak isterdim. Elbiseleri beyaz,müzikleri Rum ezgileri olan.Çarşafları deniz kokan.
Sana diyorum beni yazmak isterdim. Kalbinde kocaman ışık kümesi olan bahçeyi anlatmak isterdim. Senden benden bahsetmek isterdim.En son okuduğum kitaptaki içimdeki ikizimden,okuyupta hatırlamadığım [...]
…
Arkanda bıraktığın enkazın rüzgarda nasıl parça, parça dağıldığını görüyorsun değil mi?
Dağılmışlığımı toplayamayışımı,
Hiçbir yere ait olamayışımı,
Görüyorsun değil mi için, için burkulmalarımı?
Nerden bileceksin ki,
Bıraktığının ne olduğunu görmezken.aslında oyalanmış zamanmışım ben görmemişim ben.
Keşke farkında varabilmiş olabilseydim,
Hoş bu saatten sonra boş!
Hayaletlerini gör, hiçbir odaya ait olamayan hayaletini.
Ne suretine sahip kalabiliyor, ne sıretine.
Ben; korkunç bir korkuluk gibi etrafımdaki güzellikleri [...]
Şimdi şarkılar söyle bana,
En sevdiklerinden.
Ben anlatayım sen gül, ama gül.
Gül, dikene rağmen.
Gül, toprağına rağmen.
Bir ıslık dağılırken dar bir geçitten,
Hani nasıl engel tanımazsa
Öyle dağıldı o gülüş.
İşte öyle,
Sınır tanımadan beynimin dar geçitlerinden geçti gönül yoluna…
Fotoğraf: steel
‘’Ben seni tek bir ben ile sevmemiştim ki, şimdi benden tek bir gidişine sessiz kalmamı bekliyorsun. Kadın gibi sevmiştim mesela seni, zarafetine düşkün. Çocuk gibi, isteklerine âşık. Sonra bir de yabancı gibi sevmiştim, anlaşılmayan. Biraz da dalıp dalıp kaybolduğum kuyularda şizofren gibi de.
Haksızsın. İçimdeki yangına bir ses ararken de sevildin. Koynumdaki çocuğu meydanlarında koştururken de [...]
Şimdi kalbini aç ve beni dinle.
Dün burada biri öldü. Kim olduğu, yakın uzak, tanıdık yabancı olduğu hiç önemli değil. Öldü işte. Buraya kadarmış diyerek çekti gitti teniyle. Artık bu fani dünyada sevdiklerinin hayatında, sevinçlerinde, kızgınlıklarında olmayacak. Her gün alışveriş yaptığı bakkala uğramayacak ayakları. Kokusu her gün geçtiği sokağa yayılmayacak, akşamüzeri çay demlenmiş türkülerle dalmayacak uzun [...]
Sahneler de biz. İki yabancı. İki bir…
Yazdan kalma bir sevinçle seviyorum artık seni. –öyle üzeri tozlanmış yani.-
Sen ise, kocaman bir valizle, ayaküstü gitmeye hazır seviyorsun. –öyle gel git’li yani.-
Tıpkı hayat gibi seviyoruz artık birbirimizi. Maskeli, ayaküstü, alelacele, gitmeye yakın. Bu yüzden mi açım ben sana? Bu yüzden mi açım ben gülüşlerine?
Kimseye söyleme, bilmesinler; valizinde [...]
İçimde ki bu savaş biterse sana gelirim belki.
Dosyamda biriktirdiğim köşe yazıları, kuruttuğum kitap arası çiçeklerimle…
Akasyalar, fesleğenler, hanımelileriyle…
Saçlarımda taşırım iyot kokusunu, avuçlarımda güvercinler için ekmek kırıntıları.
Kadınları anlatırım sana, ama anne olan kadınları.
Sonra ekmek parası kazanan babaları,
Belki yazdan konuşuruz uzun akşamlarda,
Belki bir ara mavi kelebeklerden.
Sen bana papatyalar getirirsin, köşede ki vazom için,
Ben sana çekirdek alırım…
Yâda en [...]
Şimdi anmaz mı beni o yar?
Şimdi yanmaz mı bana o yar?
Unutmuş mudur o yorgun bakışlı yârim, silmiş midir aklından sevdiğim hilal gecelerini.
Şimdi biz geçmiş olmuşuz ya en çok ona yanarım ben,
Ben ondan,
O benden geçmişiz,
Biz bizden geçer olmuşuz…
Unutmuş mudur gülüşünü sevdiğim, böğürtlen kokusunu? Aklına gelir mi hiç meyve dilimlediğim akşamları? Ya tek kişilik [...]
Kaçtım
bu şehirden,
Gözlerine dokunmak içindi bütün çabam.
Arkamda sam yeli taşırdım.
Öznesini içine saklamış,
Birinci tekil şahısta kişiliğini kaybetmiş bir cümleydim.
‘seni’ çıkardım serdim bütün çamurdan evlerin damlarına.
Güneş vurduğundan beri kirpiklerime,
Birinci tekil şahıstan kurtulup
‘biz’ şahsına büründüm şimdi.
Şimdi yine kaçtım bu şehirden
Parmak uçlarına dokunmak için yine bütün çabam.
Arkamda bahar sevinci bulaştı saçlarıma.
***
Fotoğraf: [...]
‘bitmedi ki aşk, geçmedi ki lekesi’
İçimdeki uzun kestane saçlı kız,
Postacı çantasındaki bütün yılbaşı hediyelerini dağıtmış,
Çikolatalarını kendine saklamış.
Kulağında kulaklığı,
Ayağında ördekli terliği,
Şarkı söylemeye başlamış yıldızları sayarak.
Saklambaç oynamaya karar vermiş,
Sen, saklambaç oynamayı bilir misin?
Hadi, sen ebe ben saklanan…
Hadi inandır beni, kalbimi,
Çıkayım saklandığım yerden
Hadi, unutayım bütün köşe başlarında ki saklambaç yerlerini
Ve saklanmayı planladığım şehirleri.
Öyle inandır ki
Hiçbir sığınak kabul etmesin [...]








