Saklanmak
Şimdi bir balıkçı kulübesinde umutlarım yanmaya niyetsiz.
Köşemde sakladığım şarkılarım keyifsiz.
Hayallerim vurdumduymaz.
Bir midyeye saklanıp dinlenmek lazım…
…
Fotoğraf: Dasha Denger
Şimdi bir balıkçı kulübesinde umutlarım yanmaya niyetsiz.
Köşemde sakladığım şarkılarım keyifsiz.
Hayallerim vurdumduymaz.
Bir midyeye saklanıp dinlenmek lazım…
…
Fotoğraf: Dasha Denger
Kendimi balon gibi atmışımdır belki de gökyüzüne! Çok da önemli!
…
Fotoğraf: Kalina Toneva
Fena haldi sıkılmış bir varlığım şu günlerde. İçi kahve dolu kahve bardağı da olabilirim.
Ben fena halde sıkıldım gitmek istiyorum. Kalem tutmuyor elim, sayfa görmüyor gözüm. Can istiyor ki çek git. Gel yine gel de ruhunu dinlendirip gelmiş ol diyor İstanbul.
…
Kocaman bir özlem duyuyorum şimdi şu günde. Soğuk, yağmurlu günlerde battaniyeye sarılıp mayışmak gibi bir özlem. Yağmurun yaprakları ıslattığını duymak gibi bir özlem. Yağmurda ıslanmış, titreyen kediyi izlemek gibi bir özlem…
Geçicidir bu özlemler zaten bilirsin. Geriye kocaman tortular kalır, boşlukta sallanırsın. Yıllar sonra özlediğini gördüğünde karanlık bir boşluğa düştüğünü hissedersin. Düşersin, düşersin, düşersin… sonu gelmez. [...]
Ben; çocuk bahçesinde.
Kalbim kaykayda,
Aklım çimenlerde,
Sevinçlerim de beşikte…
Yaz mı geldi ne?
Böyle ipi kopmuş uçurtmalar gibi gezerken sokaklarda en çok annemş özlüyorum…
Park dışından parmaklıklardan içerdeki çocuklara bakarken de;
Babamı…
…
Fotoğraf: Beorange
Daha iyi anlıyorum,buraya aidim ben.Kaderim ile varlığım ile suretim ile..Baksana ellerim toprak,ayaklarım toprak,kaderim toprak.
Saçlarım üzüm tarlaları…
Ben buraya aidim görmüyor musun?Sıcak esen rüzgarı gözlerimde.Yüzüm pamuk tarlaları.
Tenim yanık olmasada,baksana baksana kalbim yanık…
….
Aslında en çok nenesine benziyor,
Birde kendi ile birleşmiş evine…
Nenesi gibi, neşeli oyuncaklar gibi…
Hani ‘Hadi Tuba’ desem fırlayacak, koşacak çocuk parklarına…
Hala ilkokul sıralarında kalmış, yaramazlık peşinde bir çocuk.
Birazdan sıraya kalp çizip içine dostlarına yazacak gibi.
En hızlı ben koşarım, beslenmemi herkesle paylaşırım edasında…
O hala özünü kaybetmemiş bir torun,
Nenesinden belli, elleri kokulu…
Sessizliği dışında, özü içinde. Minicik yüzünde bütün [...]
Hayat yeniden geldi damarlara…
Bir kuş gibi olduğu yerde aşağı yukarı yapma karasızlığından kurtulup açma kararı aldı. Bir erik ağacı kadar güzel.
Hayat işte öyle aktı damarlara.
Bir gemi gibi ağır, bir toprak gibi inatçı,
Hayatta duymuş baharın geldiğini…
Okyanus gibi sonsuz, kelebek ömrü kadar kısa, kitaplar kadar derin.
Nisan geldi, Bahar geldi, hayat geldi.
Galiba ben en çok baharla yaşadığımı hissediyorum.
Bütün [...]
Şimdi gelse babam taşısa okul çantamı, vücudum hafiflese,
Gelse annem elma, muz, çilek koysa ‘yemezsen büyümezsin’ dese beslenmemi tıkıştırırken…
Biz çocukluğumuzu çabuk özleyen çocuklarız…
Fotoğraf: Öner Batur