Bir Kış Günü, Hayat Güzeldir
Ben;
Hiçbir şeye değişmem;
Çıtır, çıtır simit’i ve acılı şalgamı,
‘Simitteki o haylazlık ve şalgamda ki koku insanı nasılda baştan çıkarır.’
Bir öğlen vakti,
Banklarda gazete okuyan emekli amcaları,
Güneşi görünce çimenlere yayılan sevgilileri,
Güvercin kovalayan çocukları,
Kap-kaç avında olduğunu unutup güzel kızları süzen güvenlik görevlileri,
Seni, beni, onu,
Gözlerini kapat yüzünü güneşe ver
Ve hisset yüzünden dolanan güneş ışıklarını
Diyorum ya değişmem diye,
Hayat bundan ibaret;
Yaşamak ve hissetmek…
Kış geldi diyorlar ya ‘yalan’
Gönlün baharsa kış gelse ne yazar?
Kanım kaynıyor, kestane kokusuna,
Ruhum koşuyor güvercinlere yem atanlara…
Havuzundaki çirkin Japon balıklarından,
Kafesindeki tavşanına, simitçinin önündeki papağana,
Yere saçılan susam tanelerine kadar hiç bir şeyi değişmem…
‘Mutluluk küçük ayrıntılar arasında saklı’ diye fısıldadı biri.
Görüyorum, duyuyorum, hissediyorum,
Var olmak, var olana gülümseyebilmek.
Bundan gerisini salıver gitsin…
Bir bankta ayaklarını sallayarak simit yiyen sarılı kız…








Ocak 16th, 2009 at 13:49
o simit yiyen kızın yolu bir çay içmeye düşmez mi acep
Ocak 16th, 2009 at 18:17
Hayat bundan ibaret…
yaşamak ve hissetmek …
Ocak 17th, 2009 at 01:10
işte sende tıpkı böyle bişeysin gülümseten yanısın hayatın tek kötü yanı ne biliomusun gönlün baharsa diosun bilmiosunki ben senden kaçarken o baharı gülüşüne astımm yüreğim yağmurda ıslanmış ne fayda yüreğimizin yağmurlarını çorak çöller aldı
Ocak 17th, 2009 at 11:19
Gerçekten bunu yapabiliyorsak…
Yok olana ağlamayı, üzülmeyi bırakıp
Var olana sarılıp, mutlu olabiliyorsak…
Salıverelim gitsin gerisini:)