Aslında ne yazacağımı bilmiyorum ama 3–4 günlük rapor vermem gerektiğini biliyorum.
Nerden başlamalı acep?

—Annemin bana fal baktırdığı ve falımda uzun boylu sarışın ela gözlü dalyandan mı bahsetmeli?



Peh karar verdim

Pes dedim bu kadar olur.
Kahve falı bu kadar ayrıntı verir mi yahu?
Tamam, hadi başa sarıyoruz.
Şimdik cumartesi bana tatil verdiler. Kız sen cumartesi gelme tatil yap dediler. Bende cubba atladım tabi. Böyle bir fırsat kaçar mı atlamalı hemen 
Cuma ikindi vakti telefonum çaldı ana numaraya bir baktım bizim minik kız.
Anam, anam ne yapacağım açtım en kibar halimle
Var ya sesi de aynı haylaz yaramaz birde yerinde duramayan çocuklara benziyor.
Bak Allah’ın temiz kulu olmalı ki cumartesi izin vermişlerdi bana. Bende dedim cumartesi çalışmıyorum olur.
Tamam, buluşacağız cumartesi 13.00 gibi.


Sabah 6 ben gözlerimi tavana diktim.
Ya yalvarıyorum kızım uyu.
Dinlen diyorum çık gözümü kırpıyorum bir bu yana bir oyana dönüyorum uyuyamıyorum Allah’ım yarabbi.
İn midir cin midir ortam kötü. Ya cici rolüne girmiş kötü cadı ise bu kız dedim. Birde annemin anlattığı masalları dinleyince masal değil anam korku filmi iyicene ayak oldum ben hehe.
Tabi bu düşüncelerden sonradan bin pişman oldum ama çaktırmayın.
İki saate yakın dolaşmışım alışverişte kendimi unutuyorum ya helede kokulu mumları görünce kimse tutamıyor beni.
Derken çok güzel tablolar gördüm. Aklımdan minik kız geçti.
Dostluğun ilk adıma eli boş gidilmez dedim. Kapıdan içeri elindekiler girmeli ki beni görünce malum estetiği bozulacak ya bu küçük sürpriz görüntü kirliliğimi yok etmeli hehe.
Hatta markete girdim çikolata alacaktım. Benim gibi deli gibi çikolata sevdiğini duymuştum ama yuh artık kızım dedim.
Hatta belki seni yanlış anlar içine zehir falan koydun diye düşünür dedim ne kadar süper düşünüyorum dimi.
Bende çok iyi kurgucu olur hehe.
Ama zevkini huyunu suyunu bilmiyorum ki ya beğenmezse. Neyse küçük bir saatte karar verdim. Hatta sırf beni hatırlasın diye pembe renkli olanını aldım. Çok ciciyim ben ya hehe.
Neyse buluşma yerine gittim aradım dolmuştayım dedi.
Bende refleks haline gelmiştir tam saatinde giderim her yere isterse bekletsinler. Böyle garip kuralım vardır. Neyse biraz gecikti. Ya mavi giymemişse dedim kendi kendime iyide kızım bu kız neye benzer nasıl tanıyacaksın diye kendimi o esnada bir güzel yedim mi?
Oturduk bakıştık gülüştük.
Uzun, uzun konuştu ben ise sustum. Aslında çok konuşan ben dut yemiş bülbül gibiydim. Gözlerini sevdim en çok çocuk gibi neşeli ve kaşları ile gözlerini o kadar güzel oynatıyordu ki o konuştu eğdi başını kaldırdı daldı sustu benim gözlerim gözlerindeydi.
Bir saat boyunca bu gözleri nerde gördüm diye düşündüm durdum hatta bu yüzden dalgınlık bile geçirdim.
Dondurmasız olur mu?
Yerimizi kaptırmayalım diye beni oturtturdu kendi almaya gitti uyuz.
Ama mecburen oturmak zorunda kaldım daha önceki yerimizi bir yaşlı teyze kaptı biz ortada kalmıştık hehe. 
Konuştuk, yani biri susunda motorunuz soğusun dese yine konuşurduk onada laf bulurduk
Sonra çıktık yürüdük parka gittik. Hatta bende Adana’yı dolaşacağız diye düşündüm meğer o dalmış gitmiş. Hadi ben çok akıllıyım ya sen? Dedi güldüm parktaki fotoğrafçıları görünce aklım gitti ne yapım hehe.


Ama çok eğlendim. Kes, kes film bitti.
Son vapurun gidişi gibi bir burukluğu vardı gözlerinin
Belki de gözlerine en güzel yakışan şarkıdır yağmur yüreklim.
Evde kendi kendime kalınca o bakışların kime ait olduğunu buldum.
İlk işe girdiğimde beni hayattan bezdiren o şahsa aitti gözleri.
O kadar nefret ederdim ki kendisinden adını bile anmazdım. Ama yıllar sonra o sevmediğim gözler huzur dolu ve haylaz gözlere dönüşeceğini kim bilebilirdi ki?
Hanem bir dost daha buldu.









Mayıs 13th, 2008 at 08:53
sen yanlış yoldasın
hikaye kitapları yazman lazım senin
Mayıs 29th, 2010 at 17:49
Öncelikle blogunuz gerçekten çok güzel. Rica etsem kullandığınız temayı paylaşayabilirmisiniz. Şimdiden çok teşekkürler.