Güllerin içinden onun el yazısı çıkıyor:
“Çiçekleri aldığın zaman asla unutmayacağımıza söz verdiğimiz şarkıyı duyacaksın. Uzaklıkların bir anlamı yok… Eğer gerçekten de aramızda, senin bir keresinde söylediğin gibi gizemli bir bağ varsa, onu taşıyacağını sandığım bu güzel şarkıyı dinle… Seni bana getirdiği gibi beni de sana getirsin. Ne düşündüğünü bilmiyorum. Ama nereye gidersen git peşinden geleceğimi bil. Bazı rastlantılar alın-yazısından başka bir şey değildir ve söyle bana onu kim değiştirebilir? “
Elbette ezberimde.
Bütün yazdıkları gibi… Bütün buluşmalar gibi… Bütün tarihler, bütün yerler, bütün telefonlar gibi…
Kadınlar unutmaz.
Ve gerçekten de bazı rastlantılar alınyazımdan, hayatın bize beklenmedik bir hediyesinden başka ne olabilir?
Bilemeyeceğimiz, asla anlayamayacağımız şey, yazgımızın neden böyle olduğu, neden bizi bambaşka bir yere taşıyabilecekken, tam olarak bilemediğimiz küçük bir ayrıntının, beklenmedik bir sürprizin, kaderin küçük oyununun bizi hiç ummadığımız bir yere atı verdiği… O birkaç saniyelik hayat diliminin bütün bir ömrü nasıl belirlediği…
Ne garip bir oyun!
Kürşat Başar – Başucumdaki Müzik
***
Fotoğraf: marielle










Şubat 10th, 2009 at 14:08
hem de ne garip ne garip..
bir kaç saniyelik o an.. bütün bir hayatını kökünden değişitriyor .. ya yakıp yıkıp mahvediyor ya da hiç olmadığın kadar mutlu ediyor.. ya da her ikisin birden yaşatıyor.. önce tarifsiz bir mutluluk verip ardından kat be katı ağlatıyor.. garip evet .. herşey oyun..
gecikmeli de olsa mim cevabım ancak geldi ..
sevgiyle kal canım