Susmak, Susmak Yine Susmak

Kendimi aslı değiştirilmiş domates gibi hissediyorum. Orda öylece gereksizce duruyor gibiyim.
Kaktüsler gözüme güzel görünüyor, ne kadar az bilgimiz var onlar hakkında. Nazlı bir Hindistan gelini gibi duruyor, asi güzel.
 
Ben arada çıldırtan bir sessizlikte olmak istiyorum. Çıldırayım, sonra da düştüğüm karanlıktan kurtulayım istiyorum. Bu aralar pek bir uslu izleyiciyim, susmak, susmak yine susmak istiyorum.
 
Şimdi ben gitmek [...]

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Aynalar Yolumu Kesti

 

 
Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karşıma,
Başımın tokmağı indi başıma.
Suratımda her suç bir ayrı imza,
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık, ulvî mahkeme!
Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!
Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsî emaneti yedim, bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vâde;
Dişlerinde, köpek nefsin, irade.
Günah, günah, hasad yerinde demet;
Merhamet, suçumdan aşkın merhamet!
Olur, mu, dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem, Nuh [...]

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Kasım

Aşkı seviyor.
Yaşamayı seviyor.
Hayatı seviyor.
Onların hepsi onu oluşturuyor.
Sanki biri olmasa oda olmayacak, geriye çorak bir ot kalacak gibi. Otsuz, güneşsiz.
İnsan onun yanındayken yaşadığını hissediyor, renklendiğini hissediyor. Tabi bunun yanında kendinin hayattan ne kadar kopuk, ot olduğunu.
 
Sesleri seviyor,
Yemek yapmayı da.
Yemek sanki onun kelimeleri, cümleleri.
 
 
 

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Mutsuzluk tehlikelidir

Tehlikelidir mutsuzluk.
İnsanı şaşırtır.
Telaşlandırır.
Öç duygusuna sürükler.
Yalnızlık korkularıyla yakar.
Geçmişin hatıralarıyla hırpalar.
Yabancılara muhtaç eder.
Ve, birçok insan mutlu olduğunu bilmediğinden mutsuzluğa düşer.
Bir kere mutsuzluk nehrine düştün mü de çıkması zordur.
Bilirim o suları, oralarda yıkandım.
“Birçok insan” diyor Dostoyevski, “mutlu olduğunu bilmediği için mutsuzdur.”
Şaşırtıcı hatta kızdırıcı bir cümle bu.
Ama düşündürücü de.
Düşündükçe de bu büyük yazarın haklı olabileceğini hissediyorsunuz.
Ben, kendini mutsuz sanan [...]

Tags: ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Yaşamalıyım İşte

İnsan;
‘gördüm yaşadım’ demeli,
‘gördüm’ demekle olmuyor.
Şehirleri gördüm demek, ne kadar soğuk, ne kadar uzak.
İnsanları gördüm demek, ne kadar anlamsız, ne kadar boş.
Yaşamalıyım işte. Şehirleri de, insanları da.
Hem görmeliyim, hem yaşamalıyım.
Durmamalı, dolmamalı zaman.
 
Dönüp baktığında anlatacak bir şeyleri olmalı. Oturup kaldığında kelimeleri ardı sıra sıralamalı. Gözleri başkalarının gözlerine bakıp kaldığında anlatmalı çok şeyi. Kitap gibi [...]

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Bir Sürü Şarkı Geçiyor İçimden

Baktığımda her şey bitmişti…
 
O yol ayrımını bir kan alımında vermiştim. O gün Neslihan hoca derste aşkı işlerken demişti; ‘Seni sevmek, kapında ki paspası bile sevmektir.’. Düşünmüştüm hatalı mıydım diye? Acaba bu sınavı vermiş miydim?
Kaybettim işte demiştim, daha ilk basamakta. Ama öyle değildi. Aşk yoktu ki ortada, yoktu hiçlikten başka birşey. Anlık heveste değildi, [...]

Tags: , ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

sevmiyormuş beni’ duydum

Kaptan’ım şimdi ben, uçsuz bucaksız bir denizde. Güneşine gülümseyen, dalgasına göz kırpan. Saçlarımın arasında, deniz suyu.
 
‘sevmiyormuş beni’ duydum ‘bana ne!’.
Kulağımı kapadım gereksiz cümlelere. Artık planlarım ipte asılı kalmıyor. Dürüp katlayıp kaldırıyorum kalbime, yerine. Ne güzel!
Sıra sıra diziyorum yapmak istediklerimi biber niyetine, arada görünen güneşe asıyorum pencere önüne. Hafif kurusun yaz da kullanayım diye. [...]

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Posta Kutusundaki Mızıka

 

‘’Sevgili Dost,
 
Bir şehrin en güvenilir yeri sence neresidir? Şehrin neresinde kendimizi güvende hissedebilir mızraklardan ve oklardan emin olabiliriz? Yalnız paltomuzu değil, zırhımızı ve sadağımızı da bırakacağımız kapı hangisidir?
 
Hangi pencere açıldığında rüzgârı bizi üşütmez? Hangi merdiven çıkarıldığında yormaz kalbimizi?’’
 
Posta Kutusundaki Mızıka – A. Ali Ural kitabından…

Tags: ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

İtiraflarım

‘Kendimi taa derinden tanımak istiyorum!
 
Bu anı İtiraflarımda şöyle dile getirir Tolstoy:
‘hayatla ölüm arasında son bir kez çırpındım ve içimde olanları tekrar gözden geçirmeye başladım. Birdenbire ancak Allah’a inandığım zamanlarda yaşadığımı fark ettim sırf O’nu düşünmekle bile, hayatın dalgaları kabarıyordu benliğimde. Çevremde her şey canlanıyor, her şey bir anlam kazanıyordu. Hâlbuki O’nu unuttuğumda ve O’ndan uzaklaştığımda [...]

Tags: ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Hayat bir yoldur

‘’Sevgili Conderentsraad,
 
Hayat bir yoldur, o yüzden yürüyüşe çıkıyorum.
Yürüyüşe çıkabildiğim sürece, hiçbir şeyden korkmuyorum; ölümden bile.
Çünkü yürüyebildiğim sürece, her şeyden yürüyerek uzaklaşabiliyorum.’’
 
Aynalar Koridorunda Aşk – Mustafa Ulusoy’un kitabından…

Tags: ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Sayfa 1 12»