Hadi İnandır Beni

 

 

 

‘bitmedi ki aşk, geçmedi ki lekesi’

 

İçimdeki uzun kestane saçlı kız,

Postacı çantasındaki bütün yılbaşı hediyelerini dağıtmış,

Çikolatalarını kendine saklamış.

Kulağında kulaklığı,

Ayağında ördekli terliği,

Şarkı söylemeye başlamış yıldızları sayarak.

Saklambaç oynamaya karar vermiş,

Sen, saklambaç oynamayı bilir misin?

Hadi, sen ebe ben saklanan…

 

Hadi inandır beni, kalbimi,

Çıkayım saklandığım yerden

Hadi, unutayım bütün köşe başlarında ki saklambaç yerlerini

Ve saklanmayı planladığım şehirleri.

 

Öyle inandır ki

Hiçbir sığınak kabul etmesin beni,

Sen dışında…

 

27.12.2008

‘If you want me…’

 

» 1 Comment

Ben Artık


 

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni. Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi. Uyandım uyandım, hep seni düşündüm. Yalnız seni, yalnız senin gözlerini. Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım. Ben artık adam olmam bu derde düşeli. Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya. Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki. Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi. Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği. Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; Hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki.
Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor. Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini. Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri. Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım. Bu böyle pek de kolay değil gerçi… Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya; Bunun verdiği mutluluk da az değil ki. Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa, Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki. İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem, Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi: Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

 

Cemal Süreya

» No Comments

Ve Sustum


 

Açılmamış bir şarap şişesiydim

Ki öyle kaldım

Acımı köpürtmedim

İçime sağdım

Gözyaşlarımı göstermedim

Ki sildim

Özgürlüğüm beni tutsak düşürdü

Başaramadım

İçimde kara kara bulutlar sallandı

Ki sallandılar

Dışarı yağamadım

Ve yenildim

ve sustum

 

Edip Cansever

 

» 1 Comment

e-cektim a-caktım

 

 

Sana kocaman, kocaman şeyler anlatacaktım, ama seni gördüğüm anda dut yemiş bülbül olacaktım. Hep sana dilekler tutacaktım, senin yerine de…

‘ne tuttun?’ diye sorup gözlerin gözlerime deydiğinde ‘unuttum’ diyecektim.

 

Hiç ansızın durduk yere gülecektim ‘ne oldu, hayırdır?’ diyenlere ‘bitanem aklımdan geçti’ diyecektim…

 

Hayat,

Kadınlığımdan soyunuyorum.

Kapı eşiğine bırakıyorum; beni ve onu…

 

Hayat;

Sondan yazılmaya tekrardan başla!

Ama bu sefer sıcak kalbimi çıkart oyundan.

Öyleymiş ya insan iki kalp taşırmış bir soğuk bir de sıcak kalp…

Şimdi,

Soğuk kalbim oyunda ve pess…

 

 

» No Comments

Bana Yalan Söylediler

Önce suçluları arıyorum

Sonra kendimi suçluyorum.

Sonra susuyorum…

Sustuğum yerden aşkın konuşmasını beklerken,

Sessizlik konuşuyor…

Bende hiç susmuyorum.

 

Yalan söylediler bana, bende herkese.

Onlar bana ben onlara inandım.

 

 

» No Comments

Şöyle Böyle

Hayatla boğuşuyorum şu sıralar.

‘nasılsın?’ diyenlere,

‘işte şöyle böyle’ diyorum el kıvırarak. Ama yine de;

‘çok şükür’ diyorum.

 

Şükretmeyi bilmeyen insan yaşamayı bilir mi söylesene?

Ne kadar kaçarsan kaç, istersen en bilinmedik yerlere saklan sorunlar seni bırakır mı he?

‘kafayı değiştir paşam kafayı:)’ diyeceksin kendine:)

 

Zamanın koşturmacası arasında güzel, kaçak, yasak anlar yaşıyorum. Bilirsiniz yasaklar insanı cezbeder hep. Hediyeler alıyorum, güzel sözler, güzel anlar…

Bir gün sonra hayat bana yumurtadan ne çıkaracak acaba diye yatıyorum…

 

Yumurtanın büyüklüğü önemli değildir. Hep ‘içinde ne var’ heyecanı insanı mutlu eder. İçinde güzel sürprizler, mutluluklardır vardır bilirsiniz.

Ama nedense benim sürpriz yumurtamın sonunda karın sancısı tutuyor beni:)

 

Hayatla boğuşurken karın sancısı iyi midir diye düşünüp elma yerken;

1.      Hayatın hızlı geçmesine engel olur böyle karın sancıları, böylelikle yetişmen gereken yere hep gecikirsin,

2.      Sancı ‘yaşadığının’ ispatıdır!

 

Bir gün şu yumurtadan birde ben çıksam ne var!

Böhhhh!!

 

 

» No Comments