Durum Vahim

 

 

Tuhaf zamanlar geçirdiğim kesin, buna engel olamadığım sanki bir el gizlice beni bu olaylar içine attiğı da başka bir boyut. Günümün olumsuzlukları geceme yansımaması kaçınılmaz. Ailenin yakın fertlerinden başlayan rüya maceram, yakın zamana kadar lise arkadaşlarımı görmemle devam eder, bu gecede iş, mükellef, müşterilerinde katılması ile

-aaa yeter ama dedim.

Yok yani herşeyi anlarımda müşterilerin rüyamda ne işi var? Annem;
-Yatarken besmele çekmedin mi?

Arıza büyük galiba

 

***
Fotoğraf:
miki3d

 

» 6 Comments

Bilinmeyen Ufuk

Ne kadar güzel şey;
Yolun üstündeki bina
Yıkıldığı zaman
Bilinmeyen bir ufuk görmek.

Orhan Veli Kanık

 

***
Fotoğraf: Frank

 

» No Comments

Bir Sensizlik ki

 

‘’Bir sensizlik ki sorma
Neyi sevsem sana acıkıyorum
Yastığa yorgana sarılmadan uyumaz oldum
Seni sevmek yetti artık unutmaya acıkıyorum

Ceyhun Yılmaz’’ 

 

***
Fotoğraf: Frank

 

» 3 Comments

Gözüm Kesmiyor


Uzak bir yol,
Uzak bir yaşam,
Gözüm kesmiyor, yüreğime sığmıyor bu yağmurlar.
Yollar yokuş,
‘Kim dedi ki sana düzdür heryer diye?’
‘Kim dedi ki sana yağmurlar hep kışın yağar diye?’

Bir kabuk var içimde soyulmayı arzulayan, bir sessizlik korkak.

İçimde bir kabuk soyuluyor, inatla,
Yeni bir yaşam için büründüğü rahmi yırtıyor.
Sessizlik korkuyor.
Sana söylemediler mi;
‘Korkunun ecele faydası yoktur diye?’
Sana demediler mi;
‘En karanlık zaman şafak vaktidir diye?’

Dedim ya gözüm kesmiyor…

» 3 Comments

Gidişler

 

’’Herhangi bir geminin limandan ayrılmasına bile ağlar oldum
Sonra akşamların gelişi gündüzlerin vedası üzdü beni
Sayende yaşadığıma bile efkârlanıyorum
Artık gerisini sen düşün…

Ceyhun Yılmaz’

 

***
Fotoğraf: marielle

 

» 2 Comments

Büyük Adam Küçük Kız

Küçük yüreğinde adam boyu sevda büyütmek ne haddine senin,
Git otur evinde,
Merdivenlerini süpür,
Balkonlarını yıka,
Çiçeklerle konuş, gece yıldız kaydığında dilek tut…
Küçük yüreğinle adam boyu sevda büyütmek fikrini, hangi lügâttan çaldın ki?
Şimdi,
Uygun bir gökyüzü bulmak gerek,
Yeniden hayata kaymak için.

 

 

***
Fotoğraf:
vampire-zombie

 

» 8 Comments

Sana Ne

qudu qudu pénSe
éLmami yéRsé
icimDéki cocuk
gérie Dönséé
Ben sana küsüm aslında!. 

 

» 2 Comments

Dinlendikçe Durulmak

Anladım,
Nereye gidersen git, nereye gömersen göm yüreğini,
Sen yine aynı sen,
Dert yine
aynı dert

Kaçışın yok, oluru yok…
Korktuğumdu hep
‘annenin kaderi kıza’
sözünden,
Ama anladığım bir şey var ki şu dağlar arasında denize karşı şehirde uzakta olsan da annenin kaderinden mutlaka
‘bir ateş çalarsın’, duaklığını çıkardıktan sonra yaşamak için…

 

***
Fotoğraf: Bernie

 

» 1 Comment

Sıdıka Tatilde

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Denizden geliyorum denizdennnn, hoppa… Elimde gitarım kafamda şapkam denizden geliyorum denizdennnn. Aklım dolu cebim boş. Elimde çantam, omzumda Meksika şapkam (bu şapka merakı hep amcamdan bulaştı he), bir elimde elmam yarısını yedim bekle beni Akdeniz, seninim… Bizim Pinpirikli delendi dostlar tutmayın onu. Bir şişme havuzu eksik he. Hazırız efendim biz tatile. Yeni yaramazlıklara, uyuzluklara, yeni nazlanacağım birileri bulmaya. Deniz, kum, güneş, sevdiğim palmiyeler…

Kalacağım yerin dağ yamacında olması ve kalacağım evin tamamen ahşaptan olması beni daha da heyecanlandırıyor. Düşünsene ayak yalın gezerken zemin canını yakmayacak, ahşap kokusu. Ve muz bahçesi, Allah’ım iyi ki dünyaya geldim, yoksa salya zırnık ağlardım. Sabah denize karşı kahvaltı keyfi, Resimde gördüm bu arada mutfağın terası iki oda büyüklüğünde nerdeyse. Evin arkası dağ yamacı, önü deniz söyleyin bakalım daha ne isterim. Ha bu arada arka bahçe tamamen yenidünya bahçesi, Daha imrendirim mi? Ruhumun dinlenmesi için güzel yer seçtiğimden hiç şüphem yok.

Yeni tanıştığım gamzeli çocuğun kendi eliyle seçtiği filmleri izlemek için sabırsızlanıyorum filmde Meg Ryan oynadığını sonrada gördüm seviyorum bu kadını. Zaten diğer iki filmlerde Audrey Tautou olması heyecanlandırıyor beni ne gibi sıradanlıklarla beni mutlu edecek diye merak içindeyim. Ve özel yemek üzerine tatlı filmimiz Kasımda Aşk Başkadır merak ettiğim bu filmi bir tatilde ruhumu dinlendirme sırasında izleyeceğimi söyleselerdi inanmazdım sanırsam.

Yasemin olsa idi koluma girerdi Flamingo yapardık, yâda boynumuza çiçekli kolyeler takar eteklerimizi sallardık. Takmazdık hiç bir şeyi, ne hayat kavgasını, nede yürek sızılarımız, o an için tek telaşımız güneşin batışı olurdu, olsun derdik güneş batsa da gece ve ateş var derdik.

Akdeniz kızı Akdeniz’de, Aklım dolu, yüreğim vurgun yemiş olarak gidiyorum, özleyeceklerim var cebimde, elim telefona gidip mesaj yazmaktan vazgeçeceğim insanlar var yüreğimde. (Onun için üstüne alınan bu şeker canlar kendiler atsın bir zahmet.) Bütün bunları Adana garında bırakıp denize gidiyorum. Bekleyin anacım beni ara, ara geleceğim. Deniz kokusunu ve muz kabukları getireceğim. Benim canımı sıkanın ayağının altına atıp ona kötülük yapacağım…

Sıdıka tatile gider eyvallah…

» 3 Comments

Evde Kalmış


Allah’ım valla bir suçum yok sadece bugünlerde hayır işlerine adadım kendimi, kız verme isteme, küsleri barıştırma. İyi kız oluyorum ne olur bana acı der gibi bakıyorum etrafa.
Hoş kelin merhemi olsa kendi başına sürer. Bu cümleye de uyuz oluyorum ‘kel’. Ailede irsi bu olay benimde saçım dökülüyor zaten evde kalmıştım iyi mi iyicene evde kaldım. Artık istemeye geldiklerinde birde bakıyorlar gelin adayının (yani ben) saçı yok.

Eller ağza lütfen –aa.

Kel Sıdıka kel. Yakında ekkk’nin(evde kalmış kızlar kulübü) Türkiye başkanlığını yapacağım. Teklif gelirse hayır demem. Şafak 2. az kaldı özgür kız olup yollara düşmeye.

Babam arıyor
-‘Sıdıka kendine dikkat et kızım biri bir şey verirse içme yeme’

Allah’ım bu bana yapılır mı eşek kadar kız olduğumu söyleyenler nerde? El feneri ile arıyorum. Annem şimdiden başladı sızlanmaya
-‘al gülüm, bal gülüm nasıl gideceksin ini var cini var uğursuzu var?’

Ay Allah’ım kurban olayım sana yardım et. Yahu annem gül kokulum çıtırım pıtırım, in ise sığınırım, cin ise 3 dilek dilerim, uğursuz ise ben ona uğur veririm ne düşünüyorsun kuzum ya?
Güneşte kararmayım diye Meksika şapkalarında aldım böyle kocaman. İpi de vardı boynuna geçiriyorsun rüzgârda uçmasın diye elimde yürürken sen düş, eve bir geldim elimde ipucunda şapka yok. Künk!!

Ruhum acıyor, baklava getirin yemem lazım. Bu ruh acısı da neymiş öyle ya Urfa desen değil, Antep desen hiç değil.
Kalbimin –taa şurasında bir boşluk, bir ağrı. Aklımın işçilerini topladım yinede boşluğumu dolduramadılar. Santralden bütün dalyan gibi doktor siparişi verdim yinede dinmedi ağrım.
Acı bir çığlık, acı bir ağıt… Yanlış repliklerimi okudum neci yine?

 

 

***
Fotoğraf: Violeta

 

 

 

 

» 8 Comments