Kendim İle Savaş

Kendimi af etmek ile meşgulüm şu sıralar.

İnsan herkesi af edebiliyor da kendini neden bu kadar zor af ediyor?

Herkesi sevmek bu kadar kolayken neden kendini sevmekte bu kadar zorlanır ki?

Ve ne garip ki herkesi terk ederken neden kendini terk edemez?

 

 

Fotoğraf: Valentina Z.

 

 

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Saklanmak

Şimdi bir balıkçı kulübesinde umutlarım yanmaya niyetsiz.

Köşemde sakladığım şarkılarım keyifsiz.

Hayallerim vurdumduymaz.

Bir midyeye saklanıp dinlenmek lazım…

 

 

Fotoğraf: Dasha Denger

 

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Balon Gibi

Kendimi balon gibi atmışımdır belki de gökyüzüne! Çok da önemli!

 

 

Fotoğraf: Kalina Toneva

 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Ne Yapacaksın

Sana ne! Yapıyorum işte bir şeyler!

 

 

Fotoğraf: Kalina Toneva

 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Heyt

 

Kendimi en son martılara atmıştım, bir parça simit olarak.

Aynada ki lekeler insana neler anlatır?

Gözlerinin altında şişlikler ya?

 

‘Dert benim dert’ size ne diyemiyorum, aynada ki ben ile herkese çatasım geliyor.

Heyt dokunmayın bana yakarım sizi diyesim de. Ama en çok her şeyi parça parça edip yok edesim. Yok olunca ne olacak ki? Hiç bir şey…

 

Sıkılıyor işte canım.

Ben bu şehirde olunca rahat durmuyor, sol yanımı dağlıyorum.

Ben acil heyt çekilin gidiyorum demeliyim.

 

 

Fotoğraf: Can Su Boguslu

 

 

 

 

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Şehrimi Terk Ettim

Yazmak gelmiyor içimden.
Adamın biri sokağın ortasında bana ‘çıkar aklından beni’ diyor.
Sevmek bile izin ile olmuşken şarkılar bile linç ediyor adamı.
Girim diyorum bir şiirin içine saklanayım olmuyor ki… Şiirler bile aşk kokarken…
Ben ona ‘her bir şeyim’ ol demiyorum ki ‘hiçbir şeyim de’ ol demiyorum.
Ben ‘kalsın öylece’ istiyorum. Ama olmuyor. 

‘onun ile ölmek’te istemiyorum, onun ile ‘sarhoş’ta olmak istemiyorum.
‘öylece’ ‘kalmak’ ve ‘sessizce’ ‘susmak’ ‘kalakalmak’.
Ama çok görüyor.
Şu dünyada ‘en çok sevdiğim şey susa kalmakken onunla’
Söylesenize kaç kişiye iyi gelir ve kaç kişi ile kalınır ki susa kalmak…
Hala iyi gelen bir şeyler varken şu dünyada neden kaybetmek isteyeyim ki?
Anlamıyor işte…

 

 

 

Yaşanacak günleri de istemiyorum, kalbini sarmakta… Sadece kalsın istiyorum karanlığımın bir köşesinde. Sadece var olsun varlığımın bir anında. Kelime oyunları ile de oynamıyorum onunla. Varsın diyorum bak kalbinin bir yerinde duruyorsun. İncitme den, kırmadan. Anlamıyor, çok görüyor…

 

Sandığın kadar iyi değilim diyor, üzüyorsun diyor.

Yalnızlığım içinde pencerem de bir sardunya gibisin diyorum, bahçemde ki erik ağacı. Yollardaki yalın ayak çocukluğum da. Pencerem deki eski bir resim. Anlamıyor… Söylesenize bahçede ki ağacın ne zararı olur ki?

 

 

 

Sevmek için izin mi alınırmış?

Zaten hiçbir kalpte yer edinemiyorum merak etme. Hiçbir avuç tutamıyor beni. Sen mi tutacaksın? Sende mi dinleneceğim? Yalnızlığıma kimseyi dokundurmuyorum sen mi tutacaksın?

 

Biri bir cümlesin de ‘hiç kimse kalkıp da o kadar yolu boş yere gelmez’ demişti. ‘hele de tek başında hiç tanımadığı bir şehre’

 

Sana benzeyen o adama söylemeli miyim sence neden şehrimi terk ettiğimi?

 

 

Fotoğraf: Öner Batur

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Ben Ben Ben

 

23,59…

Yatakla ne sorunum var ki uyku tutmuyor, ben ise onu tutma derdin de. Kafamın içinde ki saat uyutmuyor ki beni tik, tak tik, tak…

Ötmesi gereken yerde ayarı bozuluyor bizimkinin. Lazım olunca her şeyin ayarının bozulduğu gibi…

 

Birkaç tuşa tıklamak, dokunmak, oynamak ile sevdiğin sevmediğin herkese ulaşırken, neden kendime ulaşamam ki? Hani ulaşsam uyku ayarlarım ile uğraşacağım da… Tuşlarım mı bozuk? Tl mi bitti yoksa?

 

Bu Teoman ile de derdim var benim. Her çıktığında değiştiriyorum. Fazla batıyor sözleri, kalp ekranıma. ‘baba olmak arzusunun ve babasına özlemi battığı gibi’

O İstanbul’a âşık, hiçbir kadın sevgisini çalamayacak.

Hiçbir kadın da onu İstanbul kadar sevemeyecek…

 

Bir kutu gelsin, içinde bir sürü siyah beyaz fotoğraflar olsun…

Her kareye kendimi kondurup, mutlu olayım…

 

 

Fotoğraf: Can Su Boguslu

 

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Kıl Dedim Birde Ver

 

Kıl dedim.

Güvenli kıl, mutlu kıl, huzurlu kıl, zengin kıl dedim.

Ama hiç beni ben kıl demedim.

 

Ver dedim.

İş ver, aşk ver, sağlık ver, para ver dedim.

Hiç beni bana ver demedim.

 

Bensiz onlar ne işe yarardı ki?

 

 

Fotoğraf: Martin

 

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Aşıktım

Sen bana baktığında toydum. Daha ilkokul sıralarında aşkı öğreniyordum.

Aşk tahta kalem ile sıralara ad yazmaktı.

Aşk saçını çekmekti…

 

Bilmiyordum dünyanın bu kadar karanlık olduğunu.

Bilmiyordum yolunu kaybedene sağır dilsiz olunduğunu bu dünyada.

Ama bildiğim bir şey vardı oda aşktı.

Şeker gibi bir şeydi, tatlı.

Bizim az aşağıda ki nehir gibi kocaman…

 

Başka şeylerde biliyordum

Mesela kirazın portakaldan daha güzel olduğunu,

Bisikletin misketten daha heyecanlı sürüldüğünü.

 

Ben var ya ben, dünya kadar adamdım.

Sana âşık olacak kadar doluydum…

 

 

Tags:

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS

Hangimiz Türkü Gibiyiz

Hangi fotoğraf hikâyesine aidim?

Ben benden gideli aylar geçmiş.  

Bir sigara gibi yavaş, yavaş erimişim.

 

Bir insan kendini nasıl tamamlar ki karşısındakinde?

Nasıl eklersin kendini karşında ki dalgın gözlerine.

Kalbim ah o çocuk kalbim

Nasıl yaramazlık yapar o koca avuç içinde…

 

Ben.

Yani sen.

Hangimiz türkü gibiyiz?

İçimiz hangi duyguyu daha çok taşır?

 

Fotoğraf: Ciprian Chirita

Tags: ,

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • Twitter
  • RSS
Sayfa 1 12345»...Son sayfa »